|
|

-Never Let Me Go 2010 2011 ABD,İngiltere / Türkçe Altyazılı-
IMDB Puanı: 7.3/10
Tür: Dram, Romantik, Bilim Kurgu
Yönetmen: Mark Romanek
Müzik: Rachel Portman
Süre: 1 saat 43 dk
Oyuncular: Keira Knightley, Carey Mulligan,
Andrew Garfield, Charlotte Rampling, Sally Hawkins
Ruth, Kathy ve Tommy isimli üç çocuk sıradan gibi görünen bir yetimhanede yetişmiştir. Büyüdüklerinde ve diğer insanlarla ilişkiler kurduklarında bir şeylerin ters gittiğini anlarlar ve hayatlarını derinden etkileyecek gerçekle yüzyüze kalırlar: Bu 3 kişi, diğer insanlara organ sağlamak için üretilmiş klonlardan ibarettir.. Bu gerçekle yaşamak ne kadar kolay olabilir?
2011′in Nisan ayında gösterime giren filmi sizlere sunuyoruz. Yavaş ilerleyen ve içinde romantizmden çok dram barındıran, ilginç bir bilim kurgu yapımı diyebiliriz. Vizyondaki filmlerin adresi Vizyonfilmizle.Net olarak iyi seyirler dileriz.
NOT: Filmi TÜRKÇE DUBLAJLI izlemek isterseniz BURAYA TIKLAYIN.
70 dakika sonra uyarı verdiğinde modeminizi kapatıp açıp sayfayı yenileyerek kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
75 dakika sonra uyarı verdiğinde modeminizi kapatıp açıp sayfayı yenileyerek kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
|
|
|
kaçın koçum kaçın.
Niye kaçmıyosunuz?
Ya da niye kaçmadınız ki?
Gelin Türkiye’ye burada bulamazlardı sizi o yıllarda.
Emrah filmlerinde oynardınız ufak ufak.
Biriniz bi dönerci açardı öteki bir işkembeci geçinir giderdiniz. Sakatat satardınız. Hayvanların iç organları hem lezzetlidir. Beyin, kelle, paça falan.
Ne diye oranızı buranızı kestirip eksilip eksilip ölüp gidiyorsunuz acılar içinde. Nasıl yetiştirdiler de ölümü böylesine kabullendiniz.
Kadın ne diyordu: “Ruhunuzda ne olduğunu öğrenmek değildi amacımız, bir ruhunuz var mı bunu görmek istiyorduk”
Ulen klon mulon işte. Klon her şeyiyle yeni bir insan demek. Organları var da beyni ruhu yok mu. İnsanı klonlayabilecek teknolojiyi geliştirmiş olan insan zekası bunu mu anlayamamış yani.
Yazık.
Türkiye’ye kaçmalıydılar. İngilterenin tatsız tuzsuz haşlama yemeklerinden bir şey öğrenememişlerdir. Gelin buraya da şöyle yağlı yağlı bi karışıp pide yiyin, bi yaprak döner, bi de rakı çekin üstüne ooohh.
Nasıl olsa niye İngilterede kalıp ta kesilip biçilip ölmedim demezsin büyük ithimal.
Kayra kınaytley de çok pis bi kız rolü oynamış.
Öteki de pek masum yazık.
Tecil yok ve asla olmadi Karagozlum :P
Evinizin az otesinde bir okul var ve ordaki ogrenciler organ bagislayan insan kopyalari.
Boyle bir film icin drama deyip uzulen arkadaslarin akillarindan zoru var galiba. Konunun ana sacmaligi olan beklenilen sondan neden kacmadiklarini hic acmiyorum bile. Dramaninda bir onuru gururu olmali :)
Kurban bayraminda ki koyunlarin arasinda yasadigi ask gibi resmen..
Iki asik koyun dusunuyormus.. Acaba Ummet abiye gitsek bizi tecil yapar mi ?
1 dakikası bile izlemeye degmez bence…
bence filmde üzerinde durulan konu insanların yetiştirilme şekillerine göre hayata bakışlarını gösteriyor. o cocuklar sadece onlara öğretileni yapıyor, hayata onlara öğretilen gerçekler ile bakıyorlar. kaçmayı düşünmüyorlar bile çünkü eğitimleri onu gerektiriyor. yani bu çocukların beyinleri yıkanıyor. onlarda bu gerçekle ölüp gidiyorlar. Filme şaşıran arkadaşlara şaşıyorum. Günümüzde klonlar üzerine olmasada eğitimden yaşama her alanda zaten beyimiz yıkanmıyor mu? yaşadığınız sartlara ve düşünce özgürlüğünüze şöyle bir göz atarsanız, filmde ki klonlardan farkımızın olmadıgını görürsünüz.
Bence hepimizin filmden ders çıkarması gerek, kendi irademizle, hayattın bize getirdiği bizim istediğimiz şekilde yaşamak için kimseden izin almamız gerekmediği ve bir takım otoritelere takılmamız gerektiğini gösteriyor film, bizim böyle olmamamızı söylüyor bize.. lütfen dikkatle izleyin, filme kendi hayatımızdan bakarsak, yaşamımızı anlamlı kılabilecek mesajlar veren çok güzel bir film.
yorumlara aldanmayın mükemmel bir film olmuş. günümüzde heryerde abartılı senaryolar var çok sade o kadar sadeki hayat gibi mutlaka izleyin derim ben
YAW ARKADAŞ HER FİLMDE Bİ ÇOK DENGESİZ YORUM YAPIYO İNAN İNSAN FİLMİ İZLEMEDEN SOGUYOR…ARKADAŞLAR HERKESİN YORUMU İÇİNDE KALSIN…
KESİNLİKLE MÜTHİŞ DRAMATİK BİR FİLM .UZUN YILLAR KOLAY KOLAY UNUTAMAYACAĞIM BİR FİLM OLDU.HERKESE TAVSİYE EDERİM KESİNLİKLE İZLEYİN.
..”ruhunuzda neler var diye değil ruhunuz var mı diye kurduk galeriyi…”
hayata,sanata,insana dair herşeyi silbaştan düşündürecek sinema severler tarafından arşivde bulunmalı dedirtecek …kesinlikle *****
filmin f sinden anlamayanların yorumları yüzünden bende ilk başta izlemeye korktum sıkılırım dedim ama izledikten sonra emin oldum kı mükemmel bir film gereksiz yorum yapanların fikirlerine aldanmadan izleyin derim.
umarım çok kişi izler sinemalarda…çıkarılcak çok ders var..hayat nedir? neye yarar vsvsvsv sevgiler…
İnsan klonlanması çoktan olmuştur bile…Açıklanmıyordur, saklı tutuluyordur muhakkak. Buna benzer bir film daha vardı fakat burada klonlara verilen eğitimle nasıl değişik bir bakış açısı kazandırıldığı, bir insan neye inanırsa öyle davranacağı anlatılmış. Diğer filmde tüm klonlar isyan edip kaçıyorlar, kendi orjinallerini öldürüyorlardı. Burada isyan yok çünkü klonlar insanları kurtaracaklarına, büyük bir hizmetin parçası olduklarına inandırılmış. İnsanın kalbine dokunan bir film bence, üzerinde düşünülmesi gerekir…
arkadaslar ben bu filmi çok daha önce izlemiştim ama yapılan aptal saptal yorumları görünce dayanamadım yazmak istedim film gercekten cok iyi mükemmel oyunculuklar var ve mükemmel senaryo izlemeye değer
bence vasat bir film. oyunculukta vasat. senaryo cok basit. filmin yavan olmasına rağmen sonundan ümitliydin o da boş cıktı. beklediğimi bulamadım. cok canım sıkıldı izlerken ve izledikten sonra.(kişisel yorumun)
kesin izleyin notebook dan sonraki engüzel romantik dram bence
Çok duygusal bir film , anlamlı , kesinlikle izlenmeli .Filmi beğenmeyenlerin yorumlarına alırış etmeyin bence izlediğinize pişman olmayacaksınız
Film için yorumda bulunmayacağım;çünkü filmde anlatılmak istenileni açıklayan kişiler var..Onlara katılıyorum..
Ben teşekkür etmek için yazıyorum vizyonfilmizle.org’e..Çünkü birçok sitede bu film eksik ve de kötü şekilde çevrilmiş vaziyette..Fakat siz cümle atlamadan ve de güzel çeviriyle filmi sunmuşsunuz..Emeğinize sağlık..
o kadar güzel o kadar duygusal bir film ki…herkesin izlemesi gereken bir yapıt..hala içim sızlıyo..:((
teşekkürler…
organ mafyası filmi
güzel değil çok çok ağır…
filmin ne demek olduğunu bilbeyenlerin yorumlarını dikkate almayın..film gerçekten çok güzel..düşündürüyor, insanın içini sızlatıyor..yönetmeni ve oyuncuları tebrik ediyorum..çok başarılı buldum
güzel film ama malesef sonu berbat
filmi bu siteden izlemedim burdan bulsam yorumlar yuzunden acmazdım ama izlediğim en güzel film
Film, Japonya dogumlu ingiliz yazar Kazuo Ishiguro’nun 2005 yilinda cikardigi ayni adli kitabindan (ki kitap Time dergisi tarafindan 2005 yilinin en iyi romani ilan edilmis, Booker ve Arthur C. Clarke Odulleri icin kisa listeye kalmis, ALA Alex Odulu’ne layik gorulmustur) Alex Garland’in (kendisi 28 Gun Sonra ve Sunshine filmlerinin, ayni zamanda XBOX 360 ve Play Station 3 icin hazirlanan Enslaved: Odyssey to the West oyununun senaristidir; 28 Gun Sonra filminden de pek cok odul kazanmistir) senaristligi ve Mark Romanek’in yonetmenliginde beyaz perdeye uyarlanmis.
Mark Romanek: Amerikali yonetmen daha cok reklam ve ozellikle klip yonetmenligi ile taninmakta. ( Johhny Cash-Hurt; Nine Inch Nails-Closer; Fiona Apple-Criminal; Michael & Janet Jackson-Scream; Jay Z-99 Problems gibi kilplerle 19 kez MTV video muzik odulune , 3 kez de (yonetmenlik dalinda bir rekor) En iyi kisa form muzik videosu dalinda Grammy odulune layik gorulmnus) Yonetmen olmaya 6 yasindayken izledigi Stanley Kubrick’in unlu 2001: A space Odyssey (2001: Bir Uzay Destani) filminden sonra karar vermis. Never Let Me Go; Static (1985) ve One Hour Photo (2002) filmlerinden sonraki ucuncu uzun metraj calismasi.
Carey Mulligan (Kathy): 1985 dogumlu Ingiliz Carey Hannah Mulligan’i Pride and Prejudice filmindeki Kitty Bennet roluyle hatirlayabilirsiniz. Her ne kadar bu beyazperdedeki cikis rolu olsa da, ilk basrolu An Education (2009) filmindeki Jenny roludur ki buradaki performansiyla BAFTA da dahil olmak uzere 10 farkli odule layik gorulurken Altin Kure ve Akademi odullerine de aday gosterilmis. Profesyonel olmadan once 3 farkli drama okulundan red cevabi almis ve hayatini barmaid olarak surdurmus (aslinda babasi unlu Intercontinental otellerinin Avrupa kolunun genel muduru olarak uzun yillar gorev yapmis ve Carey’nin butun gencligi ve cocuklugu pahali otellerde gecmis). Bu filmdeki roluyle yine basarili bir performans sergileyen sanatci En iyi kadin oyuncu dalinda Ingiliz Bagimsiz Film odulune ve Palm Springs Uluslararasi Film Festivali’nde En Iyi Cikis Yapan Kadin Oyuncu odullerinin sahibi olmus.
Keira Knightly (Ruth): Keira Christina Knightly’I hepimiz Karaip Korsanlari serisinden Elizabeth Swann olarak tanisak da (kendisine 2003 En Iyi Uluslararasi Aktrist dalinda Izleyici’nin secimi olmustur) 26 yasindaki Ingiliz oyunucunun asil cikisi 2002 yapimi Bend it Like Beckham (Hayatimin Calimi) filmiyle olmus, ki buradaki roluyle Altin Dalga En Iyi Kadin Oyuncu odulunu almis. Never Let Me Go’dan once sirasiyla; Innocent Lies/Masum yalanlar (1995), Star Wars Episode I: The Phantom Menace/ Yıldız Savaşları: Bölüm I – Gizli Tehlike (1999), Deflation (2001), Princess of Thieves /HIrsizlar Prensesi (2001), The Hole/Delik (2001), Thunderpants / Afacanlar Is Basinda(2002), The Seasons Alter/ Mevsimler Degisir (2003), Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl; Dead Men’s Chest; At World’s End/ Karaip Korsanlari Siyah Inci’nin Laneti (2003); Olu Adamin Sandigi (2006);Dunyanin Sonu (2007), Love Actually/ Ask Heryerde (2003), King Arthur/ Kral Arthur (2004), The Jacket/ Cildiris (2005),Silk/Ipek (2007), Atonement/Kefaret (2007); The Edge of Love/ Askin Kiyisinda (2008), Duchess/ Duses (2008), The Continuing and Lamentable Saga of the Suicide Brothers (2009)ve London Boulevard/ Londra Bulvari (2010) filmerinde rol alan guzel yildiz Forbes’a gore Hollywood’un en cok kazanan ikinci, Amerika’li olmayip en cok kazanan birinci aktristidir. Henuz izlemediyseniz, 2005 yapimi Pride and Prejudice (Ask ve Gurur olarak dilimize cevrilmis nedense)’daki Elizabeth Bennet roluyle Akademi Odulleri’ne aday gosterilmistir. Odullu oyun yazari bir babayla oyuncu bir babanin kizi olan Keira (ki orijinali Kiera’dan geliyormus-Iskoc dilinden) oyunuculuga 3 yasinda baslamis.
Andrew Garfield (Tommy): Amrikali-Ingiliz aktor Andrew Russel Garfield bu filmden once Kuzular icin Aslanlar (2007), The Imaginarium of Doctor Parnassus/Dr. Parnassus (2009) ve Boy A/ Isimsiz Cocuk (2007)filmleriyle kamera karsisina gecmis, sonuncusuyla BAFTA Televizyon Odulleri’nde En Iyi Aktor odulunu almis ancak biz onu daha cok Akademi Odulu de alan The Social Network/ Sosyal Ag (2010) filmindeki Eduardo roluyle taniyoruz ve onumuzdeki sene The Amazing Spider-Man/ Mustesem Orumcek Adam filminde PeterParker/ Orumcek Adam roluyle izleyecegiz.
Filmin muziklerini hazirlayan Rachel Portman, zaten yeteince depresif ve kimileri icin ic karartici olan filmi muzikleriyle biraz daha umut verici hale getirmeye calistigini belirtmis ve San Diego Film Elestirmenleri Toplulugu’ndan bu filmdeki muzikler icin En iyi Beste Odulu’nu almis. Ne denli basarili oldugu tartisilir, evet muzikler cok ic karartici degil ama boyle konuya sahip bir film icin daha carpici muzikler kullanilabilirdi bence.
15 milyon dolarlik bir butceyle cekilen film, gisede beklenen basariyi yakalayamamis ve dunya capindaki gise basarisi yaklasik $9.5 milyonda kalmis.
Bana gore romandan uyarlanan her film gibi bu da kitabin basarisinin golgesinde kalmis, ve dramin romantizmin onune gectigi bir gercek ama en basarili romantik filmler de dramlardan cikmaz mi zaten? Oyunculuklar genel anlamda oldukca iyi , (zaman zama Knightly biraz digerlerinden uyumsuz gozukse de), ozellikle Tommy’ye bayildim. izlemeniz bana gore zaman kaybi olmayacaktir ama bence bu tip koyu dramlari ya seversiniz ya sevmezsiniz, ya gercekten sizi derinden etkiler, hayatinizin anlamini, kisitlamalari, tedbirleri, baskalarina bictiginiz degeri sorgular, insanoglunun ne menem bi yaratik oldugu sorusunu dusunurken kendinizi kotu hisseder, ya da bu kadar manasiz ve bos bir film olamaz, sacamalik deyip size gore daha eglenceli olan, derinlerde dusunmenize ortam hazirlamayacak filmlere yonelirsiniz, ki bu kotu bir sey degil yalnizca tercih meselesi. Izledikten sonra aklinizda kalacak bir kac soruyu paylasayim: Siz karsinizdaki cocuklarin olmek uzere yetistirildigini onlara aciklar miydiniz? Insan gercekten bilmedigi surece daha mi mutludur? Hayatin sinirlarini kim cizer? Hayatinin sonuna gelen kac kisi yeterince yasadim der ki ve son olarak hangimiz yasadiklarimizi tam olarak anlayabiliyoruz ki? Ben begendim mi?, kesinlikle!
ADMİN: DEĞERLİ KATKINIZ İÇİN SİTE ADINA TEŞEKKÜR EDERİM. DİĞER FİLMLERİMİZDE DE GÖREBİLMEK DİLEĞİYLE..
kesinlikle izlemeyin..kopya insanlar oluşturuyorlar ve bunlar 20 yaşlarına kadar büyütüyorlar sonra kasap gibi ölene kadar organlarını çıkarıp diğer hastalıklı insanlara veriyorlar.işin tuhafı bunlar kurbanlık koyun gibi sıralarını bekliyorlar.hata filmden müziği çıkarsan bu kobay insanlar aptal en aayi dersiniz.oysa insan hangi şartlarda büyürse büyüsün yinede hayata kalma duygusu bir çok şeyden daha üstündür.malesef farklı bir film olsun diye uğraşmışlar .hiç gerçekci bi film olmamış.zaman kaybı..
filmin 75. dakikasından sonra modemimi güç düğmesinden açıp kapadım sayfayı yeniledim sonra kaldığım yerden tekrar izleyemedim ! bişeyi yanlış mı yapıyorum ? google chrome kullanıyorum.bi hal çaresini soylerseniz çook sevinirim :)
CEVAP: SAYFAYI KAPATIP TEKRAR AÇIN DÜZELECEKTİR.. YA DA DİĞER İZLEME SEÇENEKLERİNİ DE KULLANABİLİRSİNİZ.
Gerçekte olması istenmeyecek kadar acı bir dram. İnsanın bu şekilde yaşaması çok küçültücü. Gerektiğinde bu derece soğukkanlı olmak oldukça zor olsa gerek. Evet hayat hiç kolay değil ama böyle bir deneyim hayat olamaz, buna bir zamanlar yaşamıştım denilemez…